ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE ÇALIŞANLAR BU VEBALİN DOĞRUDAN ORTAĞI!
ÜSTÜNÜ
ÖRTMEYE ÇALIŞANLAR BU VEBALİN DOĞRUDAN ORTAĞI!
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, son
günlerde yaşanan fon krizi ile ilgili, “Milletimiz pazarda taneyle meyve-sebze
almanın hesabını yaparken, emeklimiz kirasını mı, yoksa ilaç parasını mı
ödeyeceğini şaşırmışken; borsada dönen manipülasyonlara sessiz kalanlar, bu
organize işlere göz yumanlar, bu sazan sarmalının üstünü örtmeye çalışanlar bu
vebalin doğrudan ortağıdır” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyunda
tartışılan ‘fon skandalı’ ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ilişkin
açıklamalarda bulundu. Mahmut Arıkan, “Ülkemiz, bir yanda servetine servet
katan mutlu bir azınlığın, diğer yanda en temel insani ihtiyaçlarını
karşılayamadığı için canından vazgeçme noktasına gelen milyonların ülkesi
haline gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı. Gözlerinin önünde iki ayrı
Türkiye fotoğrafı durduğunu belirten Arıkan, bu tabloyu şu sözlerle betimledi:
“Birinci Türkiye; borsa spekülasyonlarıyla, manipülasyonlarla, hiçbir alın teri
dökmeden milyarlarca liralık vurgun vuranların, rantiyecilerin ve hortumcuların
Türkiye’sidir. İkinci Türkiye ise ömrünü bu ülkenin kalkınmasına adamış ancak
bugün açlık sınırının altında sefalet ücretine mahkûm edilen emeklilerimizin
Türkiye’sidir” diye konuştu.
‘O YAZAR KASA, BİR FERYATTI’
Geçmişte bu ülkede ekonomik krizlere, adaletsizliklere karşı
sesini duyurmak isteyen insanımız Başbakanlığın önüne yazar kasa atarak
tepkisini gösterirdi diyen Arıkan, “O yazar kasa, bir feryattı. Sisteme yönelik
bir itiraz taşıyordu.” dedi. Bugün gelinen noktada durumun çok daha trajik
olduğunu vurgulayan Arıkan, “Bugün geldiğimiz noktada ise emeklilerimiz,
seslerini duyurabilmek için feryat etmekle kalmıyor; canına, hayatına
kastediyor! Başkentin göbeğinde, Anayasa Mahkemesinin önünde yaşamına son verme
noktasına gelen insanımızın bu trajedisi, sadece ekonomik bir başarısızlık
değil; siyasi ve ahlaki bir çöküştür. Bir ülkede alın teriyle geçen bir ömrün
mükâfatı feryat ve çaresizlik olamaz, olmamalıdır. Türkiye bu iki ayrı fotoğraf
arasındaki çelişkiyi, bu insani ve toplumsal utancı daha fazla taşıyamaz”
ifadelerini kullandı.
‘BU VEBALİN DOĞRUDAN ORTAĞIDIR’
Mevcut düzenin kaynakları milletin mutfağına değil, borsa
vurguncularına ve bir avuç imtiyazlı zümreye aktardığını söyleyen Saadet
Partisi Genel Başkanı, “Milletimiz pazarda taneyle meyve-sebze almanın hesabını
yaparken, emeklimiz kirasını mı, yoksa ilaç parasını mı ödeyeceğini
şaşırmışken; borsada dönen manipülasyonlara sessiz kalanlar, bu organize işlere
göz yumanlar, bu sazan sarmalının üstünü örtmeye çalışanlar bu vebalin doğrudan
ortağıdır” dedi.
‘İNSANIN HUZURU, REFAHI VE CAN GÜVENLİĞİ KONULMALIDIR’
İktidara çağrıda bulunan Mahmut Arıkan, çözüm önerilerini şu
sözlerle sıraladı: “İlk olarak; emekli maaşları derhal insan onuruna yaraşır,
açlık ve yoksulluk sınırını gözeten bir seviyeye çıkarılmalıdır. İkinci olarak;
vurgun düzenine son verilmelidir! Finansal piyasalarda, borsada ve kamu
ihalelerinde haksız kazanç sağlayan, spekülasyonla milletin cebine göz diken
tüm odakların üzerine tavizsiz bir şekilde gidilmelidir. Milletin yaşadığı
mağduriyet, son kuruşuna varıncaya kadar bu vurgunları yapanlardan ve buna
çanak tutanlardan tazmin edilmelidir. Üçüncü olarak ise; ekonomi
politikalarının merkezine rakamlar ve grafikler değil, insanın huzuru, refahı
ve can güvenliği konulmalıdır.”

